galatasaray fatih terim galatasaray haberleri galatasaray transfer
DOLAR
7,4126
EURO
9,0363
ALTIN
441,98
BIST
1.542
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Rüzgarlı
15°C
İstanbul
15°C
Rüzgarlı
Pazar Sağanak Yağışlı
13°C
Pazartesi Yağışlı
15°C
Salı Çok Bulutlu
16°C
Çarşamba Yağışlı
13°C

Omar’ın yürek burkan hikayesi!

Galatasaray’ın Norveçli sağ beki Omar Elabdellaoui, yılbaşı kutlaması sırasında elinde havai fişek patlaması sonucu yaralanıp hastaneye …

Omar’ın yürek burkan hikayesi!
02.01.2021
0
A+
A-

Galatasaray’ın Norveçli sağ beki Omar Elabdellaoui, yılbaşı kutlaması sırasında elinde havai fişek patlaması sonucu yaralanıp hastaneye kaldırılmıştı. Yılbaşında evde çocuklarını eğlendirmek için havai fişek düzeneği alan Omar Elabdellaoui’nin ellerinde ve göz çevresi kritik olmak kaydıyla yüzünden yaralandığı ifade edildi.

Omar Elabdellaoui’nin Olympiakos’ta forma giydiği dönemde ülkesi basınına verdiği bir röportaj ortaya çıktı. İşte Omar’ın duygusal hikayesi…

OMAR’IN YÜREK BURKAN HİKAYESİ: DOWN SENDROMLU ÇOCUĞUN KAHRAMAN BABASI

Omar Elabdellaoui, Kasım 2019’da Olympiakos’ta forma giydiği dönemde ülkesinin TV2 isimli basın kuruluşundan Daniel Sannum Lauten ve Trine Melheim Naess’e Atina’daki evinin kapılarını açmış ve özel hayatının ve futbolculuk kariyerinin bilinmeyen yönlerini anlatmıştı.

OSLO – MANCHESTER YOLCULUĞU

Fas’tan Norveç’e göç eden bir ailenin Norveç’in başkenti Oslo’nun Sagene isimli mahallesinde doğan bir çocuğu olan Omar, 16 yaşında yine Oslo’nun Skeid takımında futbola başladı. 3. ligde mücadele eden takımında dikkatleri çeken genç Omar, 2008 yılında Manchester City altyapısına transfer oldu ve profesyonel futbolculuk yolculuğu bu şekilde başladı.

 

Omar, Manchester City serüvenini şu sözlerle anlatıyor;

“İngiltere’ye taşındığımda çok zorlandım. Kadroya giremiyordum. Kendimden şüphe etmeye başlamıştım. İki yılın ardından ayrılmanın en doğru şey olduğuna karar verdim”

KIRILAN AYAK VE FUTBOLDAN AYRI GEÇEN BİR YIL

Omar, Manchester City altyapısında geçirdiği iki buçuk yılın ardından ülkesinin Stromsgodset takımına kiralandı. Burada henüz 8 maça çıkmıştı ki ayağı kırıldı. Yaklaşık bir yıl futboldan uzak kalan genç futbolcu, Manchester City’ye geri dönüp rehabilitasyonunu tamamladı. City’de göze girmeyi başaramayan Omar sırasıyla Feyenoord, Braunshweig’a birer yıl kiralık gitti. 2013 yazında Bundesliga 2 ekibi Braunshweig, Omar’ın bonservisini 500 bin Euro karşılığında Manchester City’den aldı. Braunshweig’da bir sezon oynayan Omar, 2014 yazında 400 bin Euro karşılığında Yunanistan devi Olympiakos’a transfer oldu.

DOWN SENDROMLU ÇOCUĞUNUN DOĞUMU VE OMAR İLE EŞİNİN YAŞADIKLARI

Olympiakos’ta forma giyerken eşinin hamilelik haberiyle sevinçten havalara uçan Omar Elabdellaoui, doğuma kısa bir süre kala ilk çocuklarının down sendromlu olduğu haberini almış.

Omar, İbrahim adını verdikleri ilk çocuğunun doğum sürecini şu sözlerle anlatıyor:

“Genç bir çifttik ve çok korkmuştuk. Ne yapacağımızı bilmiyorduk. Bu hastalıkla ilgili bulabildiğim bütün kitapları okudum. Böylesi özel çocukların bakımı ve yetiştirilmesiyle ilgili her şeye hakimdim doğumdan önce. Hayatım maç, antrenman ve hastane üçgeninde geçiyordu. Deplasmanlara gittiğimizde eve dönmeyi dört gözle bekliyordum. Doğum günü geldiğinde çok heyecanlıydım. Hastanedeki odamıza gittiğimde ‘It’s a boy’ yazan balonu gördüğümde ağladım. Ve sonunda çocuğumuz doğdu. Odasında bu balon ve oyuncan ayılar vardı. O günü asla unutamam.”

HASTANE – EV ARASI MEKİK DOKUMALAR

İbrahim’in doğumunun ardından oğlu için her türlü fedakarlığı yapmaya hazır, down sendromuyla ilgili bütün bilgilere hakim bir baba olduğunu söyleyen Omar, her şeye rağmen hastane sürecinin yaklaşık iki yıl boyunca devam ettiğini anlatıyor:

“Ben ve eşim için zorlu zamanlardı. En ufak konuda dahi bilgi sahibi olmamıza rağmen hastaneye gitmemiz gerekiyordu. O zorlu zamanları geride bıraktık. İbrahim bize güç verdi. Biz de onun için elimizden gelen her şeyi yapmaya çalıştık.”

“ÇOCUĞUMUN HASTALIĞINI ASLA SAKLAMADIM, HASTALIĞINDAN UTANMADIM”

Röportaj sırasında çocuğuyla oynadığı anların paylaşıldığı yazıda Omar’a, Instagram hesabından çocuğu ve ailesiyle ilgili paylaşım yapmadığı hatırlatılıyor. Omar bu konuyla ilgili şunları söylüyor:

“Oğlumun bu durumunu hiçbir zaman saklamadım. Bize yakın olan insanlar durumu biliyor. Sosyal medyada ise özel hayatımdan paylaşım yapmayı tercih etmiyorum. Bu tamamen benim karakterimle ve seçimimle ilgili. Çocuklarımın yanında olmak, onlara ihtiyaçları olan neyse onu sağlamak benim için en önemli şey.”

“GÖSTERDİĞİM FEDAKARLIĞIN KARŞILIĞINI KAPTANLIKLA ALDIM”

Olympiakos kaptanı olarak verdiği röportajda konu futbola dönüyor, Omar, kariyerindeki dönüş noktasının oğlu İbrahim’in doğması olduğunu söylüyor:

Çocuklarımı çok seviyorum. Kariyerimin başlarını size anlattım. Şimdi Yunanistan’ın en büyük kulübünün kaptanıyım. Bundan büyük gurur duyuyorum. 27 yaşındayım (şu anda 29 yaşında) ve hala futbola dair açlığım var. Yeni maceralara, yeni meydan okumalara hazırım. Milli Takım’da da çok güzel bir ekip yakaladık. Odegaard, Haaland, Sörloth, Berge gibi yıldızlarımız var. Ülkemle de iyi işler yapmayı umuyorum.”

RÖPORTAJA ARA VERİP OĞLU İLE OYUN SEANSI YAPMIŞ

TV2’yi Atina’daki evinde konuk eden Omar’ın röportajı, oğlu İbrahim’in gelmesiyle sık sık sekteye uğramış. Omar, oğlunun her gelişinde 3 yaşındaki İbrahim ile bir süre oynayıp sonradan geri dönüp röportaja devam etmiş. Röportajı yapan Daniel Sannum Lauten ve Trine Melheim Ness, bu anları şu sözlerle anlatıyor:

“İbrahim bir anda gelip babasının sırtına biniyor. Sonradan Omar at olup oğlunu ev içinde gezdiriyor. Bir sonraki seferde yakalamaca oynuyorlar. Oğlu ‘Baba beni yakalayamazsın’ diyor. Omar bir süre arkasından yavaş koştuktan sonra bizi de düşünerek İbrahim’i tuttuğu gibi havada döndürüp kahkahalar içerisinde yere bırakıyor.”

ETİKETLER: , , , ,
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.