DOLAR 7,7959
EURO 9,4753
ALTIN 461,28
BIST 1.331
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 16°C
Az Bulutlu

İmparator Fatih Terim: “Başkanlık düşüncem yok.”

12.10.2020
82
A+
A-
Resim

Teknik Direktörümüz Fatih Terim, beIN SPORTS’a konuştu:

“Biz bir oyun anlayışı belirleyip, o oyun anlayışına uygun olarak oyuncular değil, elimizdeki imkanları zorlayarak ilk 11’e çıkabilecek oyunculardan bir oyun anlayışı geliştirmek zorundaydık.”

“Satranç, dünyada bilinen en stratejik oyunlardan biri kabul edilir. Geçen sene benim koltuğumda olmayı bir strateji oyunu haline getirselerdi, çok az kişi seviye atlayabilirdi.”

“En önemli şey şudur, maçın içerisinde hepimizi etkileyen bir olay var. Özellikle oyuncunun iyi ve kötü hareketine tepki gösteren, hepimizin keyif almasını sağlayan etken yok. Bu tabii tüm oyuncular için biraz sıkıntı.”

“Alışılagelmedik eski yapılanlara veya olanlara benzemeyen, enteresan bir durum çıktı ortaya. Dolayısıyla oyuncular da bu olaydan önce çok etkilendiler. Nasıl hareket edeceklerini bilemediler ki hepimiz de öyleydik.”

“Özellikle bir sporcu için durmak her zaman sorun olur. Çünkü hem beden, hem zihin, hem de heyecan durur. Belirsizlik ve korku da eklenince iş tabii insani olarak başka noktaya gider.”

“Galatasaray’ın taraftarı, seyircilerden daha fazla. O nedenle taraftarımız bize itici güç olmaya, maç çevirmeye, büyük katkısı olmaya devam ediyor ve maça çıkarken en az takımım kadar da taraftarlarıma güveniyorum.”

“Son yıllarda toplum sosyolojisinin değişimi, teknolojinin daha çok hayatımıza girmesiyle taraftara biraz da seyirciler eklendi. Taraftar ile seyirciyi özellikle ayırıyorum çünkü statta hangisi daha fazlaysa, maçların atmosferi de ona göre değişiyor.”

“Galatasaray taraftarının her zaman kazanılan başarılarda çok büyük payı olduğunu düşünmüşümdür ve bunu sık sık da dile getiriyorum zaten. Bunu en net 96-2000 döneminde tecrübe ettik. O zamanlarda yaşananlar, bence taraftarın gerçek karşılığıdır.”

“Her sene şampiyon olsanız, Şampiyonlar Ligi’nde kupa kaldırsanız bile borçları çevirmek zor.”

“Çevrilebilir bir borçtan bahsetmiyoruz. Kredi faizleri bile ödenebilir durumda değil. Zaten kimse de çıkıp ‘Benim çıkış planım var.’ diyemiyor, diyemez.”

“Muhakkak ki altyapı, öz kaynak bunlar çok önemli ama altyapıdan önce üst yapılara bakmamız gerekiyor. Büyük resme şöyle baktığımızda, kulüplerin kapısına kilit vurulması gerektiği çok açık.”

“Çok net bir tanımlama yapayım size ve camiamıza. Yıllardır duyarsınız, Galatasaray’ın en önemli değerlerinden biri, ‘Kol kırılır, yeni içinde kalırdır.’ Peki soruyorum size, kol kazayla mı kırıldı? Bilerek veya isteyerek mi?”

“Günümüzde genç oyuncuların A Takım’da oynayabilmesi için sadece yetenek kafi değil. Baskıyı nasıl kaldırdıkları, stresi nasıl yönettikleri, sosyal ilişkileri, gelişmeye olan duyarlılıkları, seviyelerini belirli bir yere çekmeleri için lazım olan kavramlar.”

“Zaman zaman deniyor ki ‘A Takım’da o niye yok, bu genç niye oynamıyor? Olsaydı şöyle olurdu, böyle olurdu.’ Demek ki bir bildiğimiz, gördüğümüz var ki bazıları süre alamıyorlar.”

“Gelelim kulüplerin geleceği için öngörülen altyapılara. Çok duyuyorum, ‘Hocam Ozan gibi her sene 2-3 genç çıksa akademiden, kulübümüz kurtulur.’ cevap veriyorum, ben istemez miyim?”

“Dünyanın hiçbir tarafında ‘hem genç oyuncu oynat, hem de her sene şampiyon ol’ beklentisi, belki anlaşılabilir, ama uygulanabilir değil. Kulüplerin geleceği olarak görünen altyapılarda durum bu. Şimdi siz yanıt verin. Yeni Ozan’lar çıkar mı?”

“1-2 kulübün talebiyle bir yıl evvel kaldırılan lig, TFF tarafından bu sefer ‘B Ligi’ olarak açıklandı. Kulüplere “Katılım isteğe bağlı” diye yazı gönderildi. Açıklanan kriterleri anlatmayayım evlere şenlik. Herhalde o da olmayacak ki, ses seda yok.”

“Felsefe şuydu; ‘U21 seviyesine gelmiş bir oyuncu, A takımda süre alamıyorsa bu ligi kapatalım, gereksiz’ dendi ve bir anda kaldırıldı, yüzlerce çocuk açıkta kaldı. Aradan 6-7 ay geçince, ‘Rezerv Lig’ adı altında bir ağız yoklama yapıldı.”

Teşvik kuralı, kim ne kadar Türk oynatırsa, o kadar bunun karşılığını alır. Hatta altyapıdan alınacak genç, 2 misli karşılık bulacağı için kulüplere önemli bir rakam katkısı oluyordu. Fakat kulüpler tarafından pek rağbet görmedi.

“Ben de birkaç dayanak üzerine kurdum yabancı serbestisini. Esasında kural, Türk oyuncu kuralıydı. 14 Türk mecburdu, 14 yabancı mecbur değildi. İsterseniz hiç yabancıyla oynamayın, ama 14 Türk olmadan oynayamazsınız.”

“Yabancıya gelince, bu kuralı ben Futbol Direktörü olduğum dönemde sayın Demirören ve yönetimine izah ettim. Sonra Kulüpler Birliği toplantısında kendim anlattım. En çok zarar görecek merci de bendim Milli Takım teknik direktörü olarak.”

“Elbette her yeniliğin ve değişimin beraberinde getirdiği çelişkiler de var, bunların zamanla aşılacağına inanıyorum ama bu arada VAR sisteminde bir sigorta olduğunu düşünüyorum.

“VAR sistemi niye geldi? Özü itibariyle bir sağlama yapma, hatayı ve hasarı aza indirme mekanizmasıydı. Hakemlerin üzerinden yükü alacak, yani bir yardımcı gibi.”

İnsan unsurunun olduğu her yerde, ne kadar teknolojiyi devreye sokarsanız sokun, yorum veya bakış açısı farkı olacaktır.”

“Bir hakem kolay yetişmiyor. Eğitimi ve pratiği ile bir hakemin tabiri caizse pişmesi ciddi bir zaman alıyor. E bu kadar zor yetiştirilen meslek sahibini bizler parçalıyoruz. Neden? Çünkü ne kişiye ne de içinde bulunduğu sisteme güveniyoruz.”

“MHK’nın idari ve organizasyon yapılanmasının -kişilerden bağımsız- yanlış olduğunu düşünüyorum.”

“Performans değerlendirmesinin subjektif olduğunu, yanlı kararlar alabileceğini veya ispatlanamasa da talimatla iş yaptığını düşünüyoruz. Bunu düşündüren ise hakemlerin şahsı özelinde değil, hiçbir zaman, asla. Sadece içinde bulundukları sistemden dolayı.”

“Kabul ediyorum, bu değişimi anlamak ve uygulamak da kolay değil ancak Türk futbolunun yakın gelecekte bu sistem değişikliğine gitmesi, bence TFF’nin itibarı ve ülke futbol markası adına önemlidir.”

“Bu düşüncelerim yeni değil, Türkiye Futbol Direktörü’yken de bahsettiğim ve projelendirdiğim ancak uygulamada tahmin edilebilir engeller yaşanan bir durum bu.”

“TFF’nin hakem kurulu, disiplin ve tahkim kurullarının bağımsızlaşması ve TFF Yönetimi’nden ayrı, kulüpler tarafından oylanacak bir seçimle belirlenmesi gerektiğine inanıyorum.”

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.