galatasaray fatih terim galatasaray haberleri galatasaray transfer
DOLAR
13,8250
EURO
15,6207
ALTIN
790,25
BIST
1.927
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Sağanak Yağışlı
17°C
İstanbul
17°C
Sağanak Yağışlı
Çarşamba Sağanak Yağışlı
13°C
Perşembe Çok Bulutlu
14°C
Cuma Sağanak Yağışlı
18°C
Cumartesi Sağanak Yağışlı
16°C

SON DAKİKA SPOR HABERİ: Spor yazarları Galatasaray-Fenerbahçe derbisini değerlendirdi!

Son dakika spor haberleri… Süper Lig’in 13. haftasında dev bir derbi heyecanı yaşandı. Galatasaray, sahasında ezeli rakibi Fenerbahçe’yi konuk …

SON DAKİKA SPOR HABERİ: Spor yazarları Galatasaray-Fenerbahçe derbisini değerlendirdi!
22.11.2021
0
A+
A-

Son dakika spor haberleri… Süper Lig’in 13. haftasında dev bir derbi heyecanı yaşandı. Galatasaray, sahasında ezeli rakibi Fenerbahçe’yi konuk etti. Sarı-kırmızılılar karşılaşmada 1-0 öne geçmesine rağmen rakibine 2-1 mağlup olarak zirve yarışında kritik bir 3 puandan oldu. Spor yazarları da bu müsabakayı çarpıcı sözlerle değerlendirdi. İşte o yazılar… (Gs Fb derbisi haberleri)

LEVENT TÜZEMEN – KONTROLSÜZ GÜÇ

Galatasaray tamamen dolu tribünlerin avantajıyla Fenerbahçe’ye karşı ilk ve son 20 dakikada üstün oynadı. Feghouli karşı karşıya golü atamadı şutunda topu kaleci Berke’ye çarptırdı. Geçiş oyunlarında kazanılan topları hızlı hücuma başarıyla taşıyan Galatasaray Halil, Kerem, Morutan üçlüsüyle yaptığı pas resitali sonunda Kerem’in akıllı vuruşuyla öne geçti. Gol sonrası Fenerbahçe alanları daraltıp Galatasaray’ın pas yapma alışkanlığını bozdu. İrfan Can’ın kullandığı akıllı toplara Mesut, doğru paslarla destek oldu.

Mert Hakan ile Zajc orta alanda ortaya koyduğu mücadele Berkan ile Cicaldau’ya top kaybı ve pas hataları yaptırdı. İrfan Can’ın enfes pasında Mesut’un attığı gol Galatasaray savunmasının büyük ayıbıydı. Mesut gibi bir oyuncu böyle boş bırakılır mı? Galatasaray emek harcayarak oya işler gibi gol attı ama aptalca gol yedi. Oyuna iyi başlayan Morutan da Feghouli de Kerem’in golünden sonra oyundan düştüler.

Fenerbahçe topa daha iyi hükmederek ikinci yarıya başladı. Galatasaray mücadele ediyor ama pas oyununda üstünlük kuramıyordu. Terim oyundan fizik olarak düşen Halil ile Morutan’ı çıkarmakta geç kaldı. Taylan orta alanı toparladı. Diagne fiziğiyle Fenerbahçe savunmasının rahatını bozdu. Aanholt-Kerem ikilisinin solda oluşturduğu pas dialoğu Galatasaray’ı hücuma taşıdı.

Cicaldau iki pozisyonda Berke’yi ve Kim’i geçemedi. Fenerbahçeli Kim ile kaleci Berke Galatasaray’a gol izni vermedi. Diagne’nin kafayla attığı golün VAR’dan “Faul” olarak dönmesi şaşırtıcıydı. Galatasaray’ın kontrolsüz hücumu başına iş açtı. Pereira’nın Rossi hamlesi Fenerbahçe’ye galibiyeti getirdi. Derbiyi kazanmak Fenerbahçe’yi krizden çıkardı. Galatasaray eğer Marsilya’ya kaybederse kaosla tanışır.

ERMAN TOROĞLU – SAKİNLİK KAZANDI

Türkiye’nin en büyük derbisi diyorlar ama oynanan futbol küçük. Tribünlerde merdivenler dolu, tribünlerden sahaya her şey yağıyor. Sahada bir hakem var, VAR’da bir hakem var. Şimdi bu maç o kadar çok konuşmaya gebe ki iki taraf da birbirini suçlayacak. Burada itmeyi veriyorsan orada da vereceksin ya da ikisine de vermeyeceksin.

Teknik adamlara ne demeli? İkisi de birer sarı sonra biri kırmızı gördü. Fatih hoca değişikliklerde geç kaldı. Morutan ve Feghouli 45 dakika yoktu ısrar niye anlamak mümkün değil. Sahada fazla sinirlendiğin zaman maçı okuyamazsın. Herkes hakeme odaklanmış durumda. Herkes hakeme odaklanınca şansı olan taraf deplasman ekibidir. Ev sahibi seyircisine güvenerek daha agresif oynar. Deplasmandaki takım daha sakin kalır.

Fenerbahçe takımı ve teknik direktörü buradan 1 puanla ayrılmaya razıydı ama futbol böyle bir şey. Öyle veya böyle maçı Fenerbahçe kazandı. Maçın hakkı bence beraberlikti. Fenerbahçeli futbolcular sinirlerine daha fazla hakimdi, öyle olunca Galatasaraylılar daha gergindi. Sarı-kırmızılılar kazandığı topların kaçını rakibe verdi bakmak lazım.

Dünkü maç şunu gösterdi; Mesut kaptanlığındaki bazı oyuncuların ve dışarıdan bazılarının Ali Koç’a baskısıyla Vitor Pereira inadından vazgeçti. Yani bu maçı Pereira’nın inadını kıran futbolcular kazandı. Pereira oyuncularıyla inatlaşıyordu ama inadı futbolcuları kırdılar. İptal edilen gol pozisyonunda Diagne rakibini itiyor, aslında hakem de görüyor VAR olaya el koyuyor.

İyi tamam da şimdi Galatasaraylılar yiyecek ki yediğimiz golden önce İrfan Can, Kerem’i itiyor. Pozisyonlar benzer mi, benzerliği var. Türkiye’de VAR sistemini bir türlü oturtamadık, sahada futbol oynayamayan 3 metreye top atamayan futbolcular hakemlerin üstüne yürüyüp baskı yapmaya çalışıyor. Dün Halil Umut Meler, istikrarlı maç yönetmedi. Aynı pozisyonlarda ayrı düdükler çaldı zaten yangın da onun yüzünden çıktı. Şimdi seyredin bu hafta ne olacak.

SERKAN KORKMAZ – MUHASEBE

Terim’e sorsalar; “Fenerbahçe’de hangi üç isim oynamasın” diye; kaleci Altay, Gustavo ve Valencia’yı tercih etse buna kimse şaşırmazdı. Üstüne üstlük göklerden gelen bir tavsiye(!) ile Pereira “dörtlü”ye dönmüş ve Szalai’yi ile Pelkas’ı yedek bırakmıştı.

Mohamed yerine, Morutan tercihi Kerem’in golündeki asist(!) nedeniyle “doğru” gibi dursa da genç Rumen top kaptırmada sezon rekorunu zorladı (belki de kırdı). Sadece İrfan kalitesindeki birinin atacağı bir pas ve sadece Mesut meziyetinde bir oyuncunun atabileceği bir golle skor 1-1’e geldi.

1-0 öndeyken böyle bir kontra golü yemek inanılmaz derecede abesti bence. Pereira, yediği golde dörtlüye geçmenin bedelini ödemişti fakat G.Saray hangi sebeple öyle bir gol yemeyi başardı anlamak imkansız. Fatih hocanın Taylan ve Diagne’yi sahaya sürüp, Morutan ve Halil’i yanına alması maçın senaryosunu değiştirdi.

Herkesin muhtemel onbirinde yer alan Mohamed’in yerinde olsam o dakikada menajerim ve Bordeaux sportif direktörünün içinde olduğu bir mesaj grubu kurardım doğrusu.

Hakem Meler’in Diagne’nin golünü VAR’da izleyip saymadığı enstantanede “üstte” bir itme mi var yoksa “altta” bir takılma mı, ekrandan anlayamadım; kararı otoritelere bırakıyorum.

Maçı on kişi tamamlayan rakibini son dakikalarda bunaltan Galatasaray Crespo’nun sıra dışı golüyle ağır bir yara aldı. Lig şampiyonluğu için iddiası iyice yitiren sarı-kırmızılarda bu yenilginin ve hatta sezonun muhasebesi için UEFA grup maçlarının bitmesi beklenecektir.

EMRE BOL – MESUT KOŞMUYOR!

Futbol iyi futbolcularla oynanıyor. Fenerbahçe doğru taktikle ve ayağı temiz oyuncularla oynadığında deplasmanda olmasına rağmen çok etkili oynadı. İki olmazsa olmazı var sarı-lacivertlilerin…

1- Bu takım dörtlü oynar
2- Mesut Özil her türlü oynar…

Fatih Terim’in tek bir planı vardı. Fenerbahçe’yi üzerine çekip, defans arkası atılacak toplarla etkili olmak. Lakin sarı-lacivertlilerin iyi top kullanan oyuncuları sorunsuz paslar yaparak presi kırmayı başardı. Her şey Fenerbahçe’nin lehindeydi aslında. Ta ki bu sezon takımın başına bela olan Vitor Pereira’nın yaptığı değişikliklere kadar!

Ya sahaya doğru 11’le çıkmıyorsun ya yanlış sistemle çıkıyorsun. Ya da dün geceki gibi doğru giden işi bozuyorsun. Oysa ne gerek var? Bu arada Berkan’ın verilmeyen penaltısı, Marcao’nun kırmızısını es geçmeyelim. Fenerbahçe 10 kişi kaldıktan sonra Galatasaray’ın tek üstün olduğu dakikalardı.

Umarım artık kimse Mesut Özil koşmuyor geyiği yapmaz. Bu galibiyet Fenerbahçe için çok ama çok önemliydi. Sadece bir galibiyet olarak görmemek lazım. İnşallah Vitor Pereira bu takımın nasıl oynaması gerektiğini görmüştür.

GÜRCAN BİLGİÇ – YENİDEN

15 dakika 10 kişi oynarken bile kontrolü bırakmayan bir Fenerbahçe takımı vardı. “Diriliş” aslında buydu. Tam anlamıyla bir “diriliş” izledik. Krizle, taraftar öfkesiyle boğuşurken, 50 bin taraftarı önünde Galatasaray takımını geri ite ite kazandı Fenerbahçe. “Yeniden” demek adına kurgulanmıştı sanki her şey.

Pereira’nın sistemi değiştirip, 4-3-3 ile sahaya çıkması, oyuncu grubunun en iyi bildiği düzene dönmesiyle silahlar eşitlendi ilk olarak. Müthiş bir baskı vardı üstlerinde. Seyircinin sahaya gök gürültüsü gibi inmesi, şoklar yaşattı, basit top kayıplarını ve Kerem’in golünü getirdi. Ancak sonrasında İrfan ve Mesut’un da katkısıyla beşlenen orta saha oyunun kontrolünü eline geçirdi ve rakibini seyircisi önünde “bekleyen” takım yaptı.

İrfan-Mesut ortaklığı ile en keyifli kontratak golünü attılar. Mesut kaptanlığın ve derbinin sorumlulukları ile cesurca yüzleşiyordu. İrfan Can’ın her topa kendini göstermesi, Sosa ve Mert Hakan’ın hep pas istasyonu olması, Fatih hocanın elindeki saha avantajının da ipini çekti. Pereira, hem skor olarak hem de taktik olarak kazandı.

Hamleler sonucu getirdi. Rossi pası verdi, Crespo golü attı. Uzatma dakikalarında bir anda kış soğuğunu Seyrantepe’ye getirdiler. Tisserand’ın ikinci sarısı ne kadar yanlışsa, Diagne’nin VAR tarafından tespit edilen gol öncüsü faulü de o kadar doğru. Ali Koç döneminin ilk Galatasaray galibiyeti geldi, Fenerbahçe bu kriz döneminde kendini düzlüğe taşıyacak enerjiyi yakaladı.

REHA KAPSAL – KIRAN TARAF!

Maçın öncesinde favori ve psikolojik baskıyı rakibine gösterecek taraf, 12 haftada oyun gücü ve performans dalgalanmaları nedeniyle yoktu. Yalnızca G.Saray’ın pandemi sonrasında 52 bin taraftarla yaratacağı bu güçlü atmosfer önemliydi. İki takımın derbi öncesi kullandığı geniş kadroda, oyuncu seçimleri bu maçın şifresini veriyordu. O da şu ana kadar 25 yaş altı en genç oyuncularda F.Bahçe birinci, G.Saray ikinci kadrolarla oynamıştı. Bu da maçın hızlı tempolarla öne doğru hücum geçişlerinin çok olacağı bir oyunun göstergesiydi.

Aynı zamanda da bu yüksek enerjiyle ikili mücadeleye fazla girilecekti. Nitekim de atılan ilk yarıdaki karşılıklı goller, iki takımın özelliğine uygun savunmaların eksik kaldığında hızlı öne doğru geçişlerle oldu. İlk yarı G.Saray’ın en büyük sıkıntısı ön alan baskısını, doğru kaymalar ve oyuncu konumlanmalarındaki yanlışlardı. Seyirci avantajına rağmen bu uygulanmadı. O coşkuyu bu baskılarda istenilen seviyede yapamadı. Organizasyon dağınıklığı vardı. Çabuk oynamakla telaşı karıştırınca oyun dengesini de kaybetti.

Fatih Terim’in 65’te yaptığı değişiklikle oyuna geç müdahalesi vardı. Diagne’nin girdiğinde Halli çıkmamalıydı. Rakibe iki santrfor mesajını vermeliydi. Maç bitmişken daha cesur ve doğru karar alması gerekirdi. Hatta Halil’i çıkıyorsa Mohamed hamlesi de olabilirdi. F.Bahçe, böyle zor bir süreçten geçerken hem Pereira’nın hem de takımın geleceği açısından çok önemliydi. Eksik kalmalarına rağmen hiçbir zaman mücadele, kazanma ruhunu bırakmadılar. Maçı kazanmasını da bildiler.

Mesut’un liderliğinde Kim ile Berke’nin savunma duvarı örmesiyle ve saha içine koyulan karakterle böyle önemli bir derbide geri düşmesine rağmen 2-1 kazanmasını bildiler. F.Bahçe galip geldi ama saha içinde organizasyonu geliştirmesi gerekir. Bunu da Pereira’nın bilmesi gerekir. 3’lü veya 4’lü formasyon değil, sistemler değil. Maalesef ülkede bunlar çok konuşuluyor. Oyun felsefesi ve prensiplerini daha iyi belirlemeli. Takımı hücumda ve savunmada geliştirmesi gerekir. F.Bahçe, 1-0 geri düşmesine rağmen kırılan değil, ‘kıran taraf’ olarak hak ettiği 3 puanı almasını bildi.

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.